📰 Öfke, çekimserlik ve anti-kurumculuk siyasi dengeleri değiştiriyor
Siyasi yaşam birçok ülkede derin bir dönüşüm içinde; artan çekimserlik, anti-kurumcu partilerin güçlenmesi, aşırı sağın yükselişi ve kurumlara güvensizlik öne çıkıyor. Ekonomik krizler ve eşitsizlik, küreselleşme, teknolojik değişim ile sosyal medyanın ortaya çıkardığı yolsuzluk algısı kurumsal güveni sarstı. Parti ve sınıf kimliklerinin zayıflaması seçmeni kısa vadeli faktörlere ve lider kişiliklerine bağımlı kıldı. Çekimserlik özellikle gençler ve düşük gelirli gruplarda yüksek seyrediyor; bunun sonucu seçimleri daha yaşlı ve daha yüksek gelirli seçmenler şekillendiriyor ve dolaylı olarak sağa avantaj sağlanıyor.
Öfke temelli oy verme genellikle talep üretmeyen bir çıkış yolu olarak tanımlanıyor; anti-kurumcu retoriğin sistemin yapısını değiştirmek yerine suçlamakla sınırlı kaldığı belirtiliyor. Sol partilerin desteğini yitirmesi de de-endüstrileşme, sosyal demokratların ekonomik tercihlerindeki değişim ve 2009-2010 kemer sıkma döneminin etkileriyle ilişkilendiriliyor. Lider merkezli siyaset ve sosyal medyanın yükselişi iletişimde belirleyici olurken, yüz yüze kampanya ve yerel temasın önemini tamamen ortadan kaldırmıyor.
No news yet